Çarşamba

Eski Sevgiliyi Özlemek ve Çaresi

Eski Sevgiliyi Özlemek ve Çaresi
Eski Sevgiliyi Özlemek ve Çaresi

Eski Sevgiliyi Özlemek ve Çaresi

Özlemek, doğanın en esaslı ve köklü yasalarından biridir. Ve özlenen şahıs, daima kalbin burkulmasına, gözlerin yaşarmasına ve aklın acı çekmesine yol açar.


Eski sevgiliyi geri kazanma yolları isimli bu sitede, ekseriyetle, geri kazanma yollarına odaklandım; fakat eski sevgiliyi özlemekten kaynağını alan "aşk acısı" üzerinde çok fazla durmadım. İşte bu yazımda, bu eksiği kapatıp, eski sevgiliyi özlemek ile alakalı doyurucu ve kurtarıcı bir yazı yazacağım. Sana önerim, yazıyı son sözcüğüne varıncaya kadar okumandır.

Şimdi, eski sevgiliyi özlemek ve çaresi, başlıklı bu yazımda neler göreceğimizi görelim:

Eski sevgiliyi özlemekle ilgili özel bir hikaye
Aşk acısının tedavisi için neler yapılabileceği
Eski sevgiliyi özlemeye çare olabilecek önemli tavsiyeler

Eski sevgiliyi özlemekle alakalı özel bir hikaye ile devam edelim:



Eski Sevgiliyi Özleme Hikayesi


İki Zen dervişi, bir sabah vakti, güneş doğar doğmaz, uyanıp tapınaktan ayrılarak yolculuğa çıkar. Etle tırnak gibi birbirinden hiç ayrılmayan bu dervişler, dereler tepeler aşarak doğanın büyüleyici güzelliğinin keyfini çıkarırlar.

Rengarenk ve rayihası ta ötelerden duyulan çiçekler, nazlı nazlı akan ırmaklar, ılgıt ılgıt esen rüzgâr... Her şeye ama her şeye hayran hayran bakarak ilerler iki derviş.

Dervişler, Zen bilgeliğini öğrendikleri kutsal tapınakta çok etkili bir öğretmenden ders almaktadırlar; ama dervişlerden biri, bu kuralların bazen bozulabileceğine inanmaktadır. Öteki derviş ise, ne olursa olsun bu kuralların bozulmaması gerektiğini düşünür. Zaten tek ayrıldıkları nokta da burasıdır. (Bu noktanın, eski sevgiliyi özlemek ile ilintisi var, birazdan anlaşılacak.)

Bu fikir ayrılığı çok önemli gibi görünmese de benim bu öykü ile eski sevgiliyi özlemek arasında ilgi kurmama vesile olduğu için bence çok önemli. Devam edelim öyküye:

Dervişlerden biri ta uzaklarda bir insan görür, arkadaşına da onu gösterir ve gördükleri bu kişinin yanına yaklaşırlar.

Yanına geldiklerinde, bu kişinin oldukça ihtiyar bir kadın olduğunu ve nehrin öbür yakasına geçemediği için mahsur kaldığını fark ederler. Gerçekten de nehir, bu ihtiyar kadının geçemeyeceği kadar şiddetli akmaktadır.

Zen dervişleri birbirlerine bakarlar ve biri, yaşlı kadını sırtına alır, nehrin öbür yakasına geçirir. Bu durum, diğer dervişin hoşuna gitmez; çünkü o, Zen kurallarının ihlal edilmemesi gerektiğini düşünenlerdendir ve Zen kurallarına göre, ne olursa olsun bir kadına dokunulmamalıdır.

Nitekim, bu düşüncesini, ihtiyar kadını öbür tarafa geçirip gelen arkadaşına da anlatır ve başlar onu eleştirmeye:

"Sen, bir kadına dokunulmaması gerektiğini bilmiyor musun? Bu, Zen bilgeliğinin temel kurallarından biridir ve ne olursa olsun, onlara dokunmamak gerekir! Bunu bile bile nasıl yaparsın?"

Yaşlıyı sırtına alan derviş, bu eleştiriye hiç itiraz etmez ve sadece susar. Ama arkadaşı susmak bilmez, üç-dört saat boyunca, sadece bu konuya odaklanır ve arkadaşını eleştiri yağmuruna tutar.

Geri dönüş yolunda eleştirisine hâlâ devam eden derviş, tapınağı görünce, biraz duraksar; ama sonra eleştirmeye devam eder.

Bunun böyle olmayacağını anlayan ve o ana kadar tek kelime etmeyen derviş, nihayet karşılık verir:

"Dostum, ben tam 4 saat önce, o kadını sırtımdan indirdim. Sen neden hâlâ onu taşıyorsun ki?"



Eski Sevgiliyi Özleme Öyküsünün Verdiği Ders


Şimdi, bu öykünün eski sevgiliyi özlemek ile ilgisi nedir, demezsin inşallah. Çünkü bu öyküde, eski sevgiliyi özlemek ile alakalı harika ipuçları var. Şöyle ki:

1. Ya eski sevgilini sırtında taşımaktan vazgeçer, rahat bir nefes alırsın.

2. Ya da onu geri döndürerek bu meşum acıya bir son verirsin.

Birinci maddenin üzerinde biraz daha duralım:

Sevgili okuyucum, dervişin kurduğu son cümle, aslında tam da eski sevgiliyi özlemek ve çaresi başlığını taşıyan bu yazının odak noktası. Çünkü, sevgiliyi hâlâ delicesine özlemekten kaynaklanan aşk acısının en iyi çaresi, onu taşımaktan vazgeçip sırtından indirmektir.

Burada, eski sevgilinin bir fikr-i sabit (takıntı) haline gelmesi söz konusudur ve "eski sevgiliyi özlemek" şeklinde arama yapıp çözüm yolu arayanların çoğunda böyle bir sabit fikir var maalesef. Bu takıntıyı, 4 saat boyunca aynı şeyleri söyleyip duran ve Zen kurallarına sıkı sıkıya bağlı olan dervişin durumuna benzetebiliriz.

Zira o, üzerinde durulacak daha önemli hiçbir konu yokmuş gibi, daima aynı şeyi söyleyip duruyordu; oysaki aynı kelimelerle farklı bir sonuç alınamaz.

İşte, bunu izah etmeye çalışan ve kuralların yeri geldiğinde ihlal edilmesi gerektiğini düşünde derviş ise, artık onu sırtında taşımaktan vazgeçmelisin, diyerek bu noktaya vurgu yapıyordu.

Şimdi, konumuza yeniden dönelim ve eski sevgiliyi özlemekle ilgili şu değerli bilgiyi kaydedelim:

Eğer, onu zihninde taşımaya devam edersen, sürekli olarak bir yükün altında ezilir ve aşk acısının derin ıstırabını duyarak yaşarsın. Bu yüzden onu, sırtından (zihninden) indirmeli, aynı şeyi tekrar etmekten vazgeçmelisin.

Gelelim 2. yola: Eğer, eski sevgiliyi özlemek, sende onu geri döndürmek yolunda bir eğilim yaratıyorsa, özlemek yerine kavuşmayı tercih etmelisin. Böyle bir niyetin ve olasılığın varsa, bu yazımı okuyabilirsin: Eski Sevgilini Kendine Yeniden Aşık Et

Birinci yolla ilgili şu hatırlatmayı da yapıp öyle nokta koyayım yazıma:


Eğer, aşk acısının yüreğinden tamamen kazınmasını istiyorsan şu değerli kitabı (tıkla) incelemelisin.

Çok Önemli Not: Kitabı okuyan okuyucuların ilginç yorumları için şu sayfayı da (tıkla) okumanı öneririm.

Ayrıca Eski Sevgiliyi Ayrıldığına Pişman Etmek adlı yazımı da okumalısın.

İlgili kelimeler: eski sevgiliyi geri kazanma yolları, geri kazanma yolları, eski sevgiliyi özlemek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder